21 Şubat 2016 Pazar

AĞZININ ORTASINA TERLİK

- Aşkın gemisi yüzebilsin diye gözyaşını denizler boyunca akıttın mı hiç?
- Yoo...hiç öyle bişe etmedim.
- Aşk diye vardığın secdelerde aldanmışlığın yüzüne kırbaç gibi çarptı mı?
- Secde?
- Nesini anlamadın dostum, aşkla varılmazsa o secdeye ne gerek?
- Yok onu demedim, secdedeyken kırbaç yüzüne nasıl çarpıyo? Seccadenin kılı batmış olmasın?
- Off, beni anlasın diye kimlere anlatıyorum ben kendimi? Ama sen de haklısın, sana nasıl yüklerim böyle bir görevi, ben bile anlamamışken beni...
- Neyini anlamadın olm? Sor söyliyim Cyrano.
- Anlamıyorum...bir yanım çiçek çiçek yaz iken öbür yanımın zemheri ayazı kış olmasını anlamıyorum.
- Ne var ki bunda? Söz misali İstanbul'da kışken Sydney'de yaz oluyor. Sonra terse dönüyor. Normal yani.
- Peki bu koca dünya benim kelebeğin gözü kadar gönlüme nasıl sığıyor?
- Ya yok, libidon yükselmiştir ama paran yoktur mesela...onun gibi işler bunlar, takma kafana.
- Benim şu dünyanın malına zerrece tamahım yok. Aşkımdan başka hiç bir şeyim yok.
- Hee, mail atmışsın Zehra'ya.
- Attım. Döktüm ayaklarının dibine  içimde aşka dair ne varsa. İster bir gül goncası gibi taşısın aşkımı göğsünde, ister sele versin şu kanayan gönlümü.
- Lan kelebek götü! Aynı gün butikte çalışan kıza da elden mektup vermişsin?
- Ne kadar dirensem de ona doğru gitmekten kendimi alıkoyamadığım bir çekim var onda.
- Ulan oğlum bu sendeki nasıl bir aşk ki lokma gibi oraya buraya döküyon da hala bitmiyo?
- Aynı gün olması mı seni rahatsız etti?
- Yoo ben rahatsız değilim de...sen rahatsızsın, net.
- Aşk oduna yanmışta rahat ne gezer dostum?
- De sktir!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

ÇOK GÜZELSİN GİTME DUR NOKTASI

Şahsi tarihimizin tekerrür ede ede gözümüze sokmaya çalıştığı toplamda sadece tek bir şey vardır belki de: O aslında öyle değil. Taz...