28 Haziran 2020 Pazar

MUT

"Can sıkıntısı çok büyük bir manevi olgudur. Bu nedenle mandalar sıkılmaz, sadece insanlar sıkılır. İnsanların da sadece bazıları, ahmak olanları sıkılmaz" demiş Osho.
Öyledir, amenna.

Zeki insanın sıkıntıdan kurtulmak için aklına ilk gelen hep elindekini mahvetmek olur. Elindekini güzel güzel tutup yanına yenilerini koyana "akıllı" denir. Akıllılar genel olarak mutlu olduklarını söylerler. Ahmaklarsa gerçekten mutludur.

Ahmaklar huzurun ne olduğunu bilmedikleri için huzurludur. Akıllılar yalandan bir huzuru öz çocukları gibi sahiplenir. Zekinin yanında huzur barınmaz.

Zeki biri zekasına biganedir. Akıllılar zekalarından şüphesizdir. Mandalar mutludur.

6 Haziran 2020 Cumartesi

KARANTİNASAL

Dünyanın bütün güzel kitaplarını okuma imkanımın olmadığını fark ettiğimde okuma şevkim ciddi hasar almıştı. Bununla birlikte sırf bitsin diye okuduğum pek çok güzel olmayan kitap da var.

"Köprü başında yağlı ekmeklerini camekana sıralayan ihtiyar satıcı memnun"

Seni nasıl da çok sevdiğini abarta ballandıra anlatan sevgilinin bir eksiğine iyi geliyorsundur. Olan şey budur, eksiğe iyi gelmek, eksiği tamamlamak değil. Bu iyi gelme ortadan kalkınca da sorunlar baş gösterir. Bazen geç olur, yavrular filan olmuştur. Çocuk boşanmayı ertelemeye güçlü bir sebep tabi ama boşanmış çocuklu çift sayısı da az değil. Sonra yeniden evleniyorlar.

"Memurun, serserisinin aşkları hayalleri kendilerine mahsus"

Dünyanın en güzel kitabını okuyorsan bırakmazsın da okuduğun ya dünyanın en güzel ikinci kitabıysa? "Neyi nerde bırakmak gerekir"in kesin bir cevabı mı var ki veresin? En güzel ikinci kitabı yarıda bırakmanı anladık da güzellik sıralamasında ilk bir milyona giremeyen o kitabı neden okudun sonuna kadar? Dediğim gibi, bir cevap olsaydı verilirdi.

"Sualler tanzim edilir yaşamaya dair, sorulmaz"

Doğru soruyu bulmak bir ömür, yanlış cevap vermek bir dakika.

"Evet, tam da burası, burada durmalıyım şimdi, hep burada" hissini yaşamış olman yanılmamışlığına garanti değil... ki dünyanın bütün "burası"larını gören yok. Bir odayı dünya sanmakla geçiyor ömür, bir kayayı dağ.
Zaman, ne kadar da çok israf edilen bir şey değil mi? Öyle.

İnsana bildiği her şeyi örtebilecek büyüklükte bir tatmin gerek ama belediye otobüsünde ayakta gider gibi gidiyoruz... gittiğimiz yere.

Müsterih olunuz.

Öne Çıkan Yayın

ÇOK GÜZELSİN GİTME DUR NOKTASI

Şahsi tarihimizin tekerrür ede ede gözümüze sokmaya çalıştığı toplamda sadece tek bir şey vardır belki de: O aslında öyle değil. Taz...