18 Ekim 2026 Pazar

NİHİLCİK

Erişim iznin olan bir varlık yok olduğunda, yokluğu var olmuş oluyor. Sonra da yokluğu yok oluyor. Bir elma vardı iki gün önce ne oldu ona? Yedin, elmanın molekülleri Kainat’a saçıldı, elma artık var değil ama yok olduğu da doğru değil. Elmanın akıbeti önemsiz de elmadan sana ne kaldı? Üç beş vitamin, birazcık da enerji… bir zamanlar aşık olmuştun ama şimdi adı neydi lan onun?
Benzin yerine zaman yakan araba gibiyiz, istikamet de yok, misal bu sokak az önce geçtiğimiz değil miydi? En son geçtiğimiz hangi kilometre anlamlıydı? Bu lanetli çevrim, anlamı nasıl üretiyor acaba, üretiyor mu? Bir yanda yatan Özdemir Asaf’ken öte yandaki Lavinia’dır, ikisinin de kemikleri çıkmış. Ya da şu ülkeyi yiyemeyecekleri kadar çok soyanlar yiyebildiklerinden arta kalanı miras olarak mı bırakmayı düşünüyor?
İşin aslı yaşayabilmek için insana çok güçlü düşünmemekler gerekiyor.
“Ol hayat ehline hayranem ki hicranındadır”
Ben de bu düşünmeme ehli ipnelere hayran olmak istiyorum bazen… olmuyorum ama.
Anlam gözetene dur kalk trafik, ötekine 4 şeritli boş otoban, düşünene depresyon, düşünmeyene dopamin şelalesi… gebermek hepimize ortak kader yalnız!

Not: Kalk yerine yat İkircik Efendi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

ÇOK GÜZELSİN GİTME DUR NOKTASI

Şahsi tarihimizin tekerrür ede ede gözümüze sokmaya çalıştığı toplamda sadece tek bir şey vardır belki de: O aslında öyle değil. Taz...