Değmez şu hayat için
ölmeye. Çok lüzumsuz bir acele değil mi sence de bu senin yaptığın? Bekle az daha,
sistem kendi halleder yahu….
Derdim, köprünün korkuluklarına tırmanmış birini oradan indirmek için.
Ne boktandır ki inanarak söylerdim bunları çünkü öyle zaten.
“Bak, şimdi vazgeçersen kısa süre sonra ‘iyi ki vazgeçmişim’ diyeceksin ve kalan
ömründe ölmeyi istemeyeceksin. Yaşamayı acayip istediğin bir günde de ölüvereceksin”
Diye de devam ederdim polis arkadan kafama tabancanın kabzasıyla vurmasaydı.
Aman, polis de çok biliyo sanki!
Ya adam zaten hastaymış, doktorlar en fazla 45 yıl ömrü kaldığını söylemiş… desem polis pisleşebilir, gün diyeyim en iyisi, yıl çok. (Kime göre)
İntihar müteşebbisi şahıs bu kadar uzun konuşmama izin vermez bence. Ben henüz
konuşuyorken atlamaz (sözümü kesmemek için… şaka:p) çünkü atlaması için teknik
olarak kendi sözünün bitmiş olması gerekiyor. Sayemde başlamadı ki bitsin
adamın sözü, vır vır ötüyorum.
Mükemmeliyetçilik harika bir beka tedbiri bu yüzden, bulup-beğenip
söyleyemezsin bir türlü o “son söz”ünü çünkü.
Muhteşem bir söz söyleyerek atlıyormuş müstakbel ölümüz ama rüzgardan ne dediği
anlaşılmıyormuş, rezillik!
Bu arada hepimiz müstakbel ölüyüz.
Müstakbel ölülere tumturaklı söz ne kadar lazımsa bize de o kadar lazım.
(Nickini “müstakbel ölü” yapmak fikri çık aklımdan)
Kafiye işte bu, havadaki kaosa tezat bir akışa denk geldiğimizde içimizin kısa
süreliğine hoş olması durumu… ki konumuz değil.
Adam ben bunları düşünürken atlayabilir ki bu başarısız olmam demek, adamın vazgeçmesi
de başarı değil ya, neyse!
O muhteşem son sözü
bulamadığı için ölmemek… demek, aslında bu dünyada yarım kalan işleri olduğu
için ölmeyi seçmemek demek… sanki yaşamayı seçince yarım kalan iş sayısı
azalacakmış gibi, sanki bir iş tamamlanabiliyormuş ya da yarım kalabiliyormuş
gibi, alayı illüzyon!
Ama neticede beka tedbiri işte, Allah bu tedbiri böyle yaratmış. O Allah ki
doğumumuzu yaratmış, öleceğimizi bildirmiş ve öleceğini unutmayı yaratmış,
amenna. Günahı yaratmış, günaha girmemeyi yaratmış. Anlamı yaratmış ve
saklamış. O ki sonsuzun sahibidir ve sonu olan şeylerde anlam bulmamız yanılgısını
yaratmıştır. Hepsine amenna.
Adam atlamadı hala, telefonla konuşuyo. Neyi müzakere ediyorsa artık, İran sanki!
Demem o ki… orda burda gördüğünüz bütün hayat reçeteleri Sonsuz’a nasıl diş
geçireceğinizi anlatır ve hepsi de saçmadır.
Dişin yok ki geçiresin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder